Hedefimiz Kaliteli Gazetecilik!



Aynı gün İstanbul'un farklı semtlerinde çıkan Fotomaç gazetesi, bu haberiyle "Biz demiştik!" demeyi garantiledi.

Bizden ayrılmayın...
Devamı...

Osmaniye'de Samba!


İddia ediyoruz, bu haber ile dünya çalkalanacak. İtalyan, İspanyol basınları bu haber ile şok olacak. Habere geçmeden önce futbolseverlere Ronaldinho'nun yeni sezonda Milan forması giyeceğini hatırlatalım. Barcelona'da mutsuz olduğunu gizlemeyen ve Katalan kulübünden ayrılan Ronaldinho'nun memleket hasreti ise artık gizlenemeyecek kadar arttı.

Brezilya Değil Türkiye


"Kariyerimin son yıllarını ülkemde geçireceğim." açıklamasını yapan Ronaldinho'ya yeşil ışık Brezilya'dan değil Osmaniye'den geldi. Milan'a bonservis bedeli ödemek istemeyen Osmaniye Belediye Başkanı Davut Çuhadar, "Elbette Ronaldinho gibi bir yıldıza kapımız her zaman açık. Memleketine en hayırlı hizmeti yapacağını da biliyorum. Bütün Osmaniye'nin duası İtalya'da da onunla." şeklinde konuştu. Gelen destekle morali artan ve kampa şık hareketleriyle renk katan Ronaldinho, İtalyan basınından da tam puan aldı. Alınan bilgilere göre Telefonla Çuhadar'ı arayan Ronaldinho, 80 numaralı formayı gururla giyeceğini ve kontratı bitince de Osmaniye'ye döneceğini, Osmaniyeli Ronaldinho olarak kariyerini bitireceğini açıkladı.
Devamı...

Nikiforenko Timsah Gibi


Futbolseverler onu 01-02 sezonundan hatırlayacaklardır. Avrupa'yı sarsan bu genç yetenek, tüm takımların transfer listesine girmiş fakat Shaktar Soligorsk bu transferi gerçekleştirmişti. Avrupa'da oynamak istediğini her fırsatta açıklayan Nikiforenko'ya Bursaspor rüya gibi bir teklif yaptı. 30 yaşındaki yıldız, kendisine önerilen senelik 1.9 milyon Euro'ya hayır diyemedi! Bavulunu hemen toplayan ve hazırlık kampını terk eden Nikiforenko'ya ise takımından tepki geldi.

Bonservis Sorunu

Genel menajer Vadim Filipovich, Bombatransfer'e yaptığı açıklamalarda gelişmeleri şaşkınlıkla takip ettiklerini ve bonservis için görüşmeye gelmeyen Bursaspor'u FIFA'ya şikayet edeceklerini söyledi. Yeşil-beyaz formayı giyeceği günü sabırsızlıkla beklediğini söyleyen Nikiforenko ise bir daha Belarus'a dönmeyeceğini, gerekirse futbolu bırakacağını açıkladı. Kontratının dalgın bir anında kendisine imzalatıldığını söyleyen Nikiforenko, "Kendimi modern bir köle olarak görüyorum ve FIFA'dan çıkacak kararı bekliyorum. Soligorsk artık beni beklemesin, çünkü kendimi Bursasporlu olarak görüyorum." şeklinde konuştu. Ailesini İstanbul'a yollayan tecrübeli yıldızın bir hafta içinde Türkiye'de olacağı açıklandı.
Devamı...

Hacettepe'de Yüzler Gülüyor


Turkcell Süper Lig'ine fırtına gibi bir giriş yapmak isteyen Hacettepespor'da bir heyecan başladı. Davras kampında kadro mücadelesi devam ederken, genç futbolcu Alper Kalemci taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanıyor. Kadroda kimsenin yerinin garanti olmadığını bilen morbeyazlıların üstün performansı teknik heyetin ve yöneticilerin yüzünü güldürdü.

Bizde Transfer Hiç Bitmez


François Zoko'nun transferinin ardından Bombatransfer'e açıklamalar yapan Başkan Turgay Kalemci, "Bu sezon hedefimiz UEFA kupası olacak. Geçen sezon neler yapabileceğimizi tüm Türkiye gördü. Tüm taraftarı arkamızda görmek istiyoruz. Unutmasınlar, Hacettepespor'da transfer hiçbir zaman bitmez." şeklinde konuştu. Ülkesinden dönerek kampa katılan Da Silva ise "Bu sene başarı kaçınılmaz" açıklamasını yaptı.
Devamı...

Neill'i Aradı


Galatasaray'a transferi çok ses getiren Harry Kewell, diğer bir yıldızı da sarı kırmızılı kulübe kazandırmak üzere. Yazılı medyada da çıkan haberi öncelikle doğruladığımızı bildirelim. Lucas Neill, kulübü West Ham United'da mutsuz bir sezon geçirdikten sonra arkadaşından aldığı haber ile ciddi anlamda Türkiye'yi düşünmeye başladı.

Millwall Taraftarı


Millwall taraftarı olduğunu her fırsatta açıklayan Neill'in arası taraftar ile açıldı ve son maçlarda Neill aleyhinde küfürlü tezahüratlar duyuldu. En son İngiltere'de bir gazeteye açıklama yapan Neill, tehditler aldığını açıklamıştı. Harry Kewell'ın yakın dostu olarak bilinen defansın Galatasaray'a sıcak baktığı kulislerde konuşuluyor.

Üstünel'in Ada Çıkartması

Kewell'in Adnan Sezgin'e Neill'i önermesi üzerine Üstünel soluğu tekrar İngiltere'de aldı. Londra'daki bir taraftar grubundan kaçmayı başaran Üstünel, West Ham ile masaya oturdu ve bonservis sorununu görüşmeye başladı. Neill, Almanya'daki kampa katılmak için sabırsızlandığını açıkladı.

Neill Kimdir?
Yıl Kulüp Maç (Gol)
1995–2001 Millwall 152 (13)
2001–2007 Blackburn Rovers 188 (5)
2007– West Ham United 45 (0)
Devamı...

Fener'de Büyük Şok!



Luis Aragones, yeni takımının başına geçti fakat geçmişinden kurtulamadı. Şampiyon olan İspanya'nın teknik direktörü Aragones, İspanya'dan ayrılmadan önce verdiği bir söz yüzünden zor durumda kaldı. Tecrübeli hocanın verdiği sözü tutmayı düşündüğü gelen haberler arasında.

Hacı olacak

Spain coach Luis Aragones could have a long walk ahead of him if his team wins the tournament. Aragones promised in a Spanish TV show on April 15 that he would do a pilgrimage to Santiago de Compostela with his wife if Spain won the title. To walk or lose, that is the question.
http://www.canada.com/theprovince/news/sports/story.html?id=a4335529-e5d0-40b0-9bfe-6bb664975325

Yabancı basında çıkan haberler, Luis Aragones'in 15 Nisanda yaptığı açıklamayı tekrar gündeme getirdi. Şampiyon olmaları halinde Santiago de Compostela'ya eşiyle beraber yürüyerek hacı olacağını belirten Aragones'in bu sözünü tutması bekleniyor. Haberin tekrar gündeme gelmesi ile bu olayı araştırdım ve şok bir gerçekle karşılaştım: Aragones'in yürümesi gereken en kısa yol tam olarak 672 kilometre!

Zorlu bir yol bekliyor

Bölgeyi ve halkı iyi tanıyan Genç'e bu haberi avukatımız ile yolladım fakat aldığım cevap gerçekten ilginçti. Genç, Aragones'in bu yolculuğu tamamlayamayacağını, İspanyollar için bu yolda ölmenin şehitlik ile aynı anlama geldiğini söylemiş ve Fenerbahçe'nin bu tehlikeyi araştırmaya başlaması gerektiğini açıklamış.

B Planı: Löw

Bu haberin tekrar ortaya çıkması camiayı karıştırdı. İsmini vermek istemeyen bir yetkili, hocayı bırakmaya niyetli olmadıklarını fakat gidecekse de yerine Alman hocayı istediklerini açıkladı. Aragones'in 4 ay içinde kovulması halinde 6 milyon Euro ödemek zorunda olan sarı lacivertliler, eğer yolculukta teknik adamın başına birşey gelirse bu tazminatı Aragones'in ailesine ödemek zorunda kalacak. Şimdilik hukuki yolları araştıran sarı lacivertliler, bir yandan da Löw'ü ikna turlarına başladı.
Devamı...

Gözaltı duyurusu



Yazarlarımızdan Genç Bilen Hasdemir, dün saat 09.12'de Yengeç İnternet Kafe'nin önünde gözaltına alınmıştır. Polislerle yaptığımız telefon görüşmesinin ardından Ergenekon soruşturmasının kapsamında gözaltına alındığını ve ne zaman salıverileceğinin bilinmediğini öğrenmiş bulunuyoruz. Kamuoyuna yorumsuz olarak bildiririz.
Devamı...

Kartal'ın Yeni Sesi

Beşiktaş, transferde turnayı gözünden vurmaya hazırlanıyor. Feyenoord'un 20 yaşındaki genç yeteneği Diego Biseswar, son anda bir aksilik olmazsa önümüzdeki sezon Beşiktaş forması giyecek. Hollanda U21 milli takımının da formasını terleten Biseswar, çok sevip küçüklükten beri maçlarını takip ettiği Beşiktaş'ta kalıcı olmak istediğini söyledi. İlginç bir soyisme sahip olan futbolcu, Beşiktaş tribünlerinin yeni gözdesi olmaya aday. Beşiktaşlı futbolseverler ise, şimdilik bu genç isme temkinli yaklaşıyorlar. Kesin olan şu ki, önümüzdeki günler ilginç gelişmelere gebe.
Devamı...

"Hami"lli Takım

Fatih Terim'in Euro 2008 sonrası Kongo'nun başına geçeceğini çok önce açıklamıştık. Nitekim, turnuvanın bitimiyle birlikte kendisi de Milli Takım'ı bıraktığını açıkladı. Şimdi herkesin aklındaki soru doğal olarak şu: "Peki Türkiye'nin başına kim geçecek?" İşte bu sorunun cevabı, haberimizde. Yine yeni yeniden, ülke gündemini belirleyecek bir transferi BombaTransfer farkıyla ilk biz veriyoruz.

Önceki akşam Hasan Doğan başkanlığında Türkiye Futbol Federasyonu'nun Beylerbeyi'ndeki binasında toplanan federasyon, Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın yeni teknik direktörünün kim olacağı konusunu masaya yatırdı. İlk oturumda adaylar belirlendi: Rasim Kara, Mustafa Denizli, Guus Hiddink ve Hami Mandıralı. İkinci oturumda adayların ayrıntılı olarak incelendiği toplantıda, Hami Mandıralı ismi başarıya açlığı gözönünde bulundurularak hemen ön plana çıktı. Daha sonra yapılan oylamada da Mandıralı, Guus Hiddink'in önünde açık ara birinci geldi.

Birinci adayın netleşmesi üzerine, sıra hükûmetin onayını almaya geldi. Bilindiği gibi AKP hükûmetinin futbolu ele geçirme çabaları, kulüp başkanlıklarıyla başlayıp uzun süre çalışmalar sonucu federasyon başkanlığına Hasan Doğan'ın seçilmesiyle meyvelerini vermişti. İşte o Hasan Doğan, devletin ileri gelen isimlerinden onay almadan hiçbir adım atmayacağını daha önce bizzat devlet büyüklerine bildirmiş ve büyük takdir toplamıştı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da çok eski arkadaşı olan Doğan, meclisteki gizli oturumdan onay çıkmasının ardından, Trabzonspor'a yakınlığıyla bilinen Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Özak'la görüşerek, Hami Mandıralı'yı ikna etmesini istedi. Özak'ın "Bu işi oldu bil Hasancığım." sözleri üzerine rahatlayan Doğan, ısrarlı telefonlarım üzerine dayanamayarak Hami'yle büyük ölçüde anlaştıkları bilgisini BombaTransfer okuyucularıyla paylaştı.

Yaklaşık üç buçuk saattir ulaşmaya çalıştığım Hami Mandıralı'yla ise, az önce irtibat kurabildim. Telefonlarının susmadığını, herkesin "hayırlı olsun" demek için kendisini aradığını belirten çiçeği burnunda teknik adamla hemen bir tele-röportaj yaptım. Yakında bu sütunlarda...

***

Minik bir açıklama: Geçtiğimiz hafta yaşananlardan sonra, takdir edersiniz ki biraz kafamı toplamaya ihtiyacım vardı. Güçlü yapım ve dostlarımın desteklerini esirgememeleri sayesinde bu şoku çabuk atlattığıma inanıyorum. Yaşadıklarım az buz şeyler değildi, beni ve ailemi çok etkiledi ancak bu haberde de gördüğünüz gibi ikiyüzlülüklerle savaşmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Spor basınının bağımsız ve dürüst sesi BombaTransfer'de daha uzun yıllar birlikte olacağız, hiçbir zorluk bizi yıldıramaz. Doğru haberde kalın.
Devamı...

Rize'den misilleme


Ezeli rakibi Trabzonspor'un transfer atağı, Rize'yi karıştırmış ve 2. lige düştüklerini öğrenen Rize taraftarı adeta çıldırmıştı. Özellikle Rize'nin ısrarla istediği Yattara'nın Trabzon'da kalması, bir taraftar grubunun başkan Abdülkadir Çakır'ı istifaya davet etmesi ile sonuçlanmıştı. Kurmaylarına bir yıldız transferini emreden Çakır, sonunda aradığı yıldızı buldu.


Avrupa Kupası'nda yıldızı parlayan ve Avrupa'dan birçok kulübü peşinden koşturan Gökdeniz, sonunda Rize'nin teklifine olumlu cevabı verdi. Şükrü Cevahir'i maçları izlemeye yollayan Çakır, gelen telefon ile gün saymaya başladı. Turnuva boyunca kulübeye mahkum olan Gökdeniz, Şükrü Cevahir'i mest etmişti. Taraflar Hırvatistan maçı sonrasında bir araya geldi ve anlaşmaya varıldı.

Gökdeniz'in, "Bu transferi bir de Rusya'ya danışmalıyım." sözünü telefonda duyan Başkan Çakır, gerekenin yapılmasını Cevahir'e emretti ve telefonu kapattı. Hemen Rusya'ya uçan Cevahir kulüple de anlaşmaya vardı ve Rize'ye müjdeli haberi yolladı. Başkan'ın açıklamayı Euro2008'den sonra yaparak, Almanya maçında forma giymesi beklenen Gökdeniz'in taliplerini bozguna uğratmayı düşündüğü konuşuluyor.

Trabzon'da bu haber ile taraftarlar ayaklanmış gözüküyor. İnternette Trabzon taraftarlarının yoğun olarak kullandıkları bir sitede "Başkan bırak Song'u, evladını Rize kaptı." "Gökdeniz bir daha Trabzon'a gelemez." "Şikeci Gökdeniz'i biz de istemiyoruz." şeklinde yorumlar görüldü.
Devamı...

Kararlıyız!

Sadece sizler için çalışan ve tek politikası yalandan, dolandan uzak durmak olan bombatransfer ekibi, ne yazık ki zor bir dönemden geçiyor. Son haberimizi hatırlayan okurlarımız olacaktır. Hakan Şükür'ün transfer haberinden sonra da başka bir haber giremedik. Ne yazık ki bu haber, size ulaştırdığımız son haber olabilir.

Gülen: Henüz Değil


Aldığım duyumları büyük bir heyecanla yayına hazırlarken, hiç beklemediğim bir anda telefonum çaldı. Arayan, Fettullah Gülen'in kendisiydi. Şimdi anlıyorum ki, ekibimizde Fettullah Gülen cemaatinden insanlar bulunuyormuş ve yapacağımız haberi kendisine hemen ulaştırmış. (Yıllardır tanıdığım ve sitenin imtiyaz sahibi olan Cem Işıkoğlu, ertesi gün blogdan desteğini çekmiş ve kayıplara karışmıştır.) Telefonda keyifli bir sohbete başlayacağımızı ve Hakan Şükür haberini ilk ağızdan doğrulatacağımı düşünen ben, hemen çağrıyı cevapladım ve halini sordum. Kendisi bana sinirliydi ve haberi kesinlikle yayına koymamamızı, Yargıtay'dan çıkacak kararı beklediğini ve kararın hiçbir şekilde etkilenmemesi gerektiğini söyledi. (Bugün alınan karar ile Fettullah Gülen'in yurda dönüş yolu açıldı, fakat biz bu haberi uzun bir süre önce vermiştik.) Ben bunu prensiplerimiz gereği yapamayacağımızı söyleyince, uzun süre tartıştık ve sonunda hiç beklemediğim tehditler ile karşılaştım.

Cemaat Yanımızda


Ertesi gün bloga erişimimiz koparıldı ve merkezimiz polisler tarafından arandı. Kanıt bulamayan polisler, vergi borcu nedeniyle ofisimizi kapattı. Başımıza gelen aksilikler (!) bunlarla da bitmedi. Ofise gelmek üzere yola çıkan Ata(scapula) isimli arkadaşımızdan henüz haber alabilmiş değildik. Çarşamba gecesi girilen haberden sonra Perşembe günü başımıza gelenler, bir tesadüf olamazdı. Biz bunları düşünürken, gelen bir telefon arkadaşımızın kaçırıldığını haber veriyordu ve 24 Haziran Salı gününe kadar kimseye bu olaylardan bahsetmememiz adeta emrediliyordu!

Savaşa Devam!


Son kalan paramızla Marmolista'yı Güney Amerika'ya yolladıktan sonra Genç ile göz göze geldim ve şimdilik beklemenin doğru olduğuna karar verdik. Heyecanla Salı günü ne olacağını bekliyorduk, belki de Ata arkadaşımız öldürülecekti, belki de sadece bizi oyalıyorlardı. Fakat bugün serbest bırakılan ve 5 günlük Zaman Gazetesi ile yanımıza gelen Ata, bırakıldıktan sonra sürekli takip edildiğini ve kuşkulanmamaları için bedava dağıtılan gazeteyi yanında taşıdığını anlattı. Hemen üç yoldaş bir toplantı yaptık ve oy birliği ile devam etmeye karar verdik.

Bundan sonra belki bazı arkadaşlarımız hapse gidecek, bazılarının başına hiç istemediğimiz kazalar gelecek. Fakat biz biliyoruz ki, sizin için çalışmak, sizi doğru haberlere ulaştırmak bizim asıl amacımız ve şimdilik kullandığımız internet kafeden, sizlere ulaşmaya devam edeceğiz. Tüm okurlarımız bizi takip etmeye devam etsin.

Bombatransfer ekibi adına
Arda
Devamı...

Şükür Kavuşturana


Hakan Şükür'ün ayrılma haberini, bizi sıkça takip eden okurlarımız hatırlayacaktır. Gündeme bomba gibi düşen haberden sonra Galatasaray cephesi karışmış ve taraftar ile karşı karşıya gelmek istemeyen Adnan Polat, Hakan Şükür'ün heykelinin dikilmesine varan tekliflerle kaptanın gönlünü almak istemişti. Fakat ayrılığı kafasına koyan ve bunu yakın dostları ile paylaşan Hakan, Amerika'ya gitmekten vazgeçti! Bu kararın arkasında ise, çok konuşulacak bir isim yatıyor.

Fettullah Gülen iddiası!


Amerika'dan önce eski takım arkadaşı Abel Xavier'i arayan ve aradığı ortamı bulduğuna inanan Hakan, gelen şok bir telefon ile kararını değiştirdi. Kral'ın akıl hocası Fettullah Gülen, Hakan Şükür'ü arayarak transferden vazgeçirdi! Her transferini danıştığı Gülen'in negatif tavrı, Hakan'ın bu kararında etkili oldu. İşte o görüşmenin özeti:
Önce günlük konuşmalarını yapan Kral ve Gülen, daha sonra transfer dedikodularını değerlendirir. Kral, Gülen'in yanına geleceği ve çok sevdiği futboldan kopmayacağı için mutlu olduğunu söyler. Fakat hiç beklemediği bir cevap karşısında adeta yıkılır. Gülen, çok yakında Türkiye'ye geleceğini ve Amerika'da aradığını bulamadığını Hakan'a anlatır. Ayrıca Türkiye'de ona ihtiyacı olacağını yineler. Akıl hocasının bu ısrarı üzerine Türkiye'den gelen tekliflere sıcak bakacağını dostlarına söyleyen Hakan, bu sefer başka bir dostu tarafından aranır.

Özbuğday: Seneye Bizimlesin


Telefonu kapatarak düşüncelere dalan Hakan Şükür, bu sefer de başka bir dostunun aramasıyla şoke olur. Telefonun diğer ucunda bu sefer Konya Müftüsü Şükrü Özbuğday vardır. Kısa bir konuşmanın ardından Özbuğday ağzından baklayı çıkartır ve Konyaspor adına Hakan'a transfer teklifini yapar. Kesin bir cevap veremeyeceğini belirtmesine rağmen Özbuğday garantiyi alana kadar telefonu kapatmaz ve Hakan'ın onayını aldıktan sonra "Seneye bizimlesin" diyerek telefonu kapatır. Hakan için artık yeni bir dönem başlamıştır.

İşte basında çıkan Konyaspor-Hakan flörtünün perde arkasında gerçekleşen konuşmalar bunlardır. Hakan-Gülen-Konyaspor cephelerinden son gelişmeler için bizi takip etmeye devam edin.
Devamı...

PuYOL'a Geldi

İspanya'dan bomba transfer haberleriyle döneceğimi bildirmiştim. Necati Ateş bombasını patlatan Los Galacticos lakaplı Real Madrid, şimdi de Barcelona'nın efsane ismini renklerine katıyor. Barcelona'da efsaneleşmiş kaptan Puyol, Real Madrid'in ısrarlarına dayanamadı ve kendini 3 yıllığına mavi beyazlı yapacak olan sözleşmeye imza attı. Transferin perde arkasında ise tanıdık iki isim var! Rüştü ve Necati! İşte tüm ayrıntılar...


Kuşbaşı yapsalar gitmem

Ezeli rakibi Barcelona'ya unutamayacak bir darbe vurmaya hazırlanan Madrid ekibi, gözünü hemen kaptana dikti. Carles Puyol'un Marca gazetesine 15.04.2003 tarihinde verdiği röportajda "Krematoryumda canlı canlı yaksınlar, isterlerse kuşbaşı yapsınlar Real Madrid'e gitmem. Sırf Real Madrid yüzünden o şehiri de sevmiyorum. Vize işlerimi bile başkalarına vekaletle yaptırıyorum. Sadece deplasmana mecburen gidiyorum." diye sert bir dille Real Madrid transferini yalanlasa da bundan 5 sene sonra bu transfer gerçekleşti.



Necati'den tüyo

Transferi gerçekleştirebilmek için çareler arayan Madrid yetkililerine Puyol cevap vermedi. Kara kara düşünen yöneticilere Necati sürpriz bir teklif sundu. 15 maç ilk 11 oynama garantisi şartıyla Puyol'u ikna edebileceğini belirtti. Necati'yi her maç ilk 11 düşünen yöneticiler bu teklifin amacını anlamasa da işlerine geldikleri için seve seve kabul ettiler. Bu işi nasıl halledeceği ile ilgili gelen soruya "Rüştü abi var bizim kaleci, onlar eski takım arkadaşları. Zamanında Puyol'a çok emeği geçti Rüştü'nün, az kurtarmadı onu beladan, ona söyleyelim ikna eder kırmaz abisini" şeklinde cevap verince yöneticiler hemen bu işi bitirmesi için Necati'ye tam yetki verdi.


Rüştü-Puyol Görüşmesi

Rüştü eski takım arkadaşını birkaç sözle ikna etti. Bu görüşmenin ayrıntılarını bilemediğimiz için fazla bilgi veremiyoruz. Ancak TURKCELL hat ile yapılan görüşme, bağlantılarımız vasıtasıyla öğrendiğinmiz kadarıyla sadece 2 dakika 32 saniye sürdü. Böylece Puyol Real Madrid yetkililerini arayarak imza için hazır olduğunu bildirdi.


Tepkiler

Bu transferi bizim aracılığımızla öğrenen Barcelona taraftarları çılgına döndü. Domino etkisiyle bir anda bütün dünya ajanslarına flaş haber olarak giren haberimizi Puyol doğruladı. Barcelona taraftarları üstünde Puyol resmi olan 1 dolarlık banknotlar hazırladı ve Camp Nou'daki derbiyi beklemeye başladı.
Devamı...

Ertan da Galatasaray'da

Galatasaray'da transfer bombardımanı devam ediyor. Sarı kırmızılıların patlattığı bombalar bitmek bilmiyor. Son bomba Sarıyer'in genç golcüsü Ertan. Dün akşam Adnan Polat başkanlığında toplanan Futbol Şubesi, daha önce eski teknik direktör Karl Heinz Feldkamp'ın Çayırbaşı Stadı'na gidip Bursaspor karşısında bizzat izlediği ve iki gol attığı maçta çok beğendiği 1987 doğumlu Ertan Koç'un transferini masaya yatırdı. Geleceğin takımını oluşturmak ve şampiyon olmaktan ziyade yeniden şampiyonluklara ambargo koymak hedefiyle yola çıkan yönetim, bilindiği gibi genç ve gelecek vaadeden oyuncularla ilgili hummalı çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda, uzun bir takip döneminden sonra geleceğin Galatasaray'ı planları içerisinde düşünülen genç yıldızın transferini bitirmek için yönetim dünkü toplantısının ardından harekete geçti. İlk olarak Ertan için 3 milyon euro talep eden Sarıyer Başkanı Mehmet Tahir Sarıoğlu, uzaktan akrabası olan Sabri'nin de araya girip kendisini İsviçre'den telefonla arayarak ricada bulunmasıyla yumuşadı ve Ertan'ı 250 bin Türk Lirası + isimleri daha sonra belirlenecek 2 genç futbolcu (kiralık) karşılığında Galatasaray'a vermeye razı oldu.

Ertan ise yaptığı açıklamada "Nereye geldiğimin ve işimin ne derece zor olduğunun farkındayım, ancak ben tüm zorlukları çalışarak aşacağıma inanıyorum. Çok mutluyum, sonuçta İstanbul takımlarında oynamak her oyuncunun hayalidir. Keşke bir de idolüm olan Hakan Abi'yle birlikte oynayabilme şansım olsaydı, o zaman daha da mutlu olurdum, onunla aynı formayı terletmek hayalimdi. Altyapıdaki Efecan Karaca'yla eski arkadaşız, Sarıyer sokaklarında birlikte az maç yapmadık, Galatasaray'da da büyük işlere imza atacağız. Cimbom'la bu sezon Avrupa'yı sallarız. Hedefim Allah'ın izniyle önce A milli forma, ardından Avrupa. Karakterim ve yaradılışım bu hedeflere ulaşmamda bana yardımcı olacak." şeklinde konuştu ve son olarak kendisinin bugünlere gelmesinde yardımcı olan eski teknik direktörü Orhan Yüce'ye şükran duyduğunu ekledi...

Bu sezon 33 maçta forma giyen Ertan'ın, 3'ü Fortis Türkiye Kupası'nda Bursaspor ve Denizlispor'a olmak üzere 15 golü var. Agresif yapısıyla tanınan 21 yaşındaki oyuncu, bu maçlarda 8 de sarı kart gördü. Sarıyer altyapısının ürünü olan Ertan, A Takım'da forma giymeye başladığından itibaren geçen kısa sürede taraftarların sevgilisi konumuna gelmişti. Galatasaray'a transferi Sarıyer camiasında büyük infial yaratan Ertan konusunda, lacivert - beyazlı taraftarlar da ikiye bölündü. Bir kısım taraftar "Ertan bizim geleceğimizdi. Başkan geleceğimizi sattı, artık Süper Lig'e çıkamayız." derken, bazı taraftarlar da Ertan'ın Galatasaray'a transferinin Sarıyer Spor Kulübü için bir gurur kaynağı olması gerektiğini söyledi. Transfere karşı çıkanlardan bir grup da kulüp binasına yürüyerek siyah çelenk bıraktı. Bir süre tezahürat yapan ve kulüp bahçesinde oturma eylemi düzenleyen grup, daha sonra yine tezahüratlarla dağıldı.
Devamı...

Barusso'yla Dobra Dobra

Cim Bom'un sezon arasındaki flaş transferlerinden olan ancak bir iki maç kadroya girdikten sonra ortadan kaybolan(!) Ahmed Apimah Barusso, yarım sezon boyunca yaşadıklarını ve gelecek yılla ilgili planlarını anlattı. Ülkesi Gana'da yaptığı antrenmanlarla yeni sezona hazırlanırken buluştuğumuz Barusso, Kalli'yle bir problemi olmamasına rağmen kadroya alınmama sebebini bilmediğini söyledi ve yeni teknik direktör Michael Skibbe'yle konuştuktan sonra Türkiye'de kalabileceğini açıkladı. Ganalı yıldız, “Bilindiği gibi bonservisim Roma'da ancak onlar beni düşünmüyor. Kariyerime Galatasaray'da devam edebilirim.” dedi.

Yarım devre boyunca sadece 120 dakika oynayabildin. Bunun nedeni neydi?

Bunu Kalli'ye sorun! Niye oynamadığımı ben de bilmiyorum. Kimse bana bir şey söylemedi. Kalli benimle konuşmadı. Yöneticilerden de kimse bir şey söylemedi. Ben her gün antremana çıktım. Kalli bana, “Şu yönlerin eksik” deseydi ben o yönümü geliştirip takıma girmeye çalışırdım. Ama kimse bir şey söylemedi. Galatasaray'da oynayamayınca milli takım hocası da beni oynatmadı.

Kalli ile aranda bir sorun mu vardı?

Bir sorun yoktu. Kalli benimle konuşmadı. Ben de gazetelerden, “Barusso niye oynamıyor” diye okudum. Ama niye oynamadım, gerçekten bilmiyorum ve anlamadım. Kalli'nin ardından takımın kontrolünü eline alan Cevat Hoca da haklı olarak son 6 haftada kurulu düzeni bozup riske girmek istemedi.

Sana göre Kalli başarılı mıydı?

Türkiye'de çalışmak hoca için çok zor. Ligde belli bir yere kadar bizi önde taşıdı, kupada da yarı finale çıkardı ama UEFA Kupası'nda başarı sağlayamadı. Bu soruya cevap vermem yanlış olur. Ama tekrarlıyorum burada hoca olarak çalışmak çok zor.

Geldiğin zaman sakatlık sorunun ve buna bağlı olarak maç eksiğin vardı, oynamama nedenin bu olabilir mi?

Çok kısa sürede gerekli forma ulaştım. Kondisyonum da iyileşti. Zaten ben gelmeden hemen önce de Roma'yla Şampiyonlar Ligi'nde Manchester United karşısına çıkmıştım. Oynamamam için bir sebep yoktu.

Kadroya alınmayınca moralin bozuluyor muydu?

Tabii bozuluyordu. Bütün hafta antreman yapıyoruz. Maçtan önce, mesala cumartesi günü, kadroda ismimi görmeyince moralimin bozulması normal. Her futbolcu oynamak ister. Ben Galatasaray'a oynamak için gelmiştim. Kalli beni görsün, seyirci beni sahada görsün istedim. Taraftarları da çok sevdim. Takıma alınmayınca üzülüyordum. Kazanınca seviniyordum, ama kaybedince gerçekten üzülüyordum. Maçı dışarıdan seyretmek daha zor.

Oynasaydın Galatasaray'ın şampiyonluk şansı artar mıydı?

Şimdi buradan konuşmak kolay. Bilemiyorum. Ama ben top oynamaya gelmiştim. Başka bir şey istemiyordum. Yine de ben pek katkı sağlayamasam da takım şampiyon oldu, önemli olan bu. Şampiyonluk yaşamak çok güzeldi.

Galatasaray'ın şampiyonluğunun sırrı sence neydi?

İşte az önce söylediğim. Ben yabancı bir futbolcuyum; İtalya'dan, Roma gibi bir kulüpten geliyorum. Elbette ki kendi kariyerimi düşünerek geliyorum ilk etapta, oynayıp kendimi kanıtlayarak Roma'ya dönmek istiyorum belki. Ancak burada öyle bir ortam, öyle bir arkadaşlık var ki ben hiç oynayamasam da şampiyonluğa en çok oynayan arkadaşım gibi seviniyorum. Kutlamalarda gördünüz; Carrusca, Bouzid, hepimiz coşku içindeydik. Bak şurada seninle röportaj yapıyoruz, üzerimde sarı kırmızı var. Bunlar önemli şeyler.

Takım içerisinde herhangi bir sorun yaşadın mı?

Biraz önce de söyledim. Galatasaray iyi bir takım. Takım içerisinde kimse ile hiçbir sorun yaşamadım. Herkes iyiydi. Burada sıcak bir ortam ve arkadaşlık buldum. Rahat anlaşabildiğim isimler; Song, Aykut, Nonda, Volkan, Lincoln, Arda... Aslında tek tek söylemeye gerek yok. Hiçbir takım arkadaşım ile bir sorun yaşamadım.

Maç başına para aldığın için oynatılmadığın, ya da Kalli'nin haberi olmadan yönetim seni transfer ettiği için takıma giremediğin yazıldı?

Bu doğru değil. Kesinlikle oynamamamın sebebinin bunlar olduğuna inanmıyorum.

Seyircinin ilgisi, desteği nasıldı?

İlk geldiğim günden itibaren bana hep destek oldular. Ben seyirciye gerçek Barusso'yu gösteremediğim için üzüldüm. Oynayıp kendimi göstermeyi, bana gösterilen sevgiye layık olmayı çok isterdim.

Galatasaray'da kalmak ister misin?

Evet. Ama buna ben karar veremem. Sözleşmem opsiyonlu. Yeni hoca Michael Skibbe beni isterse, Galatasaray'da oynamak isterim. Ben hoca ile konuşacağım. Skibbe, “Seni istiyorum, sen benim takımımda oynarsın” derse, ben de kalmak isterim.

İtalya'da bir takımla görüştüğün yazıldı?

Ben de kendimi düşünmek zorundayım. Bonservisim Roma'da. Ama sanırım İtalyanlar beni düşünmüyor. Menajerim de bana takım arıyor bu normal, bana talip olan takımlar da var. Ama yine söylüyorum, ben Galatasaray'a oynamak için gelmiştim ve kalmak isterim. Bir senedir oynamıyorum ve oynamamak zor.

Bu sezon Galatasaray'da ilk hafta hariç hiç frikik golü olmadı. Sen oynasaydın farklı olur muydu?

Bu soruya cevap vermek çok zor. Bilmiyorum. Şimdi buradan konuşmak kolay.

Türkiye'den başka takımdan teklif gelse düşünür müsün?

Ben Galatasaray'da mutluydum. Skibbe beni isterse Galatasaray'da kalırım. Başka bir takım yok.

İstanbul'da bir ev tutmak yerine otelde kaldın. Kafanda buraya yerleşmek yok muydu?

Sözleşmem dört aylık ve artı Galatasaray isterse bir yıl opsiyonluydu. Otelde kalmayı ben istedim. İstanbul'a alışınca tutarım diye düşündüm. Ama sözleşmem uzatılırsa bir ev tutmayı düşünürüm.

Türkiye'ye geldiğinden beri hiç konuşmadın neden?

Ben buraya top oynamaya geldim, konuşmaya değil. Zaten Türkçem yok ve bir şeyler söylerken tercüman kullanmak zorunda olmaktan hoşlanmıyorum, çünkü taraftarlarla samimi bir ilişki kurmak istiyorum. Bu röportajı da İngilizce yapıyoruz ama sana güveniyorum, ayrıca beni tanıdığın için söylemek istediklerimi doğru aktaracağına inanıyorum. Normalde dil öğrenimine karşı ilgim ve yeteneğim var, imkanım olan her dili öğrenmeye çalışıyorum ancak Gana'da büyüdüğüm yerde hiç Türk yoktu, buraya gelmeden önce hayatımda hiç Türk görmedim. Dolayısıyla Türkçe öğrenme imkanım hiç olmadı. Ama dört ayda bayağı ilerlettiğimi söyleyebilirim.

Son olarak söylemek istediğin birşey var mı?

Kendimi gösteremediğim için çok üzüldüm. Sadece üç maç ve çok kısa süre oynadım. Zaten üçünde de yenildik. Bu nedenle milli takımda da oynayamıyorum.

Son soru... Galatasaray'a geldiğin için pişman mısın?

Hayır hiç pişman değilim. Aksine, şampiyonluk yaşamak hayatımın en unutulmaz anlarından biriydi ve taraftarlarımızla kurduğumuz sıcak ilişkiyi sürdürmek, uzun yıllar bu formayı giymek istiyorum.
Devamı...