Kartal'ın Yeni Sesi

Beşiktaş, transferde turnayı gözünden vurmaya hazırlanıyor. Feyenoord'un 20 yaşındaki genç yeteneği Diego Biseswar, son anda bir aksilik olmazsa önümüzdeki sezon Beşiktaş forması giyecek. Hollanda U21 milli takımının da formasını terleten Biseswar, çok sevip küçüklükten beri maçlarını takip ettiği Beşiktaş'ta kalıcı olmak istediğini söyledi. İlginç bir soyisme sahip olan futbolcu, Beşiktaş tribünlerinin yeni gözdesi olmaya aday. Beşiktaşlı futbolseverler ise, şimdilik bu genç isme temkinli yaklaşıyorlar. Kesin olan şu ki, önümüzdeki günler ilginç gelişmelere gebe.
Devamı...

"Hami"lli Takım

Fatih Terim'in Euro 2008 sonrası Kongo'nun başına geçeceğini çok önce açıklamıştık. Nitekim, turnuvanın bitimiyle birlikte kendisi de Milli Takım'ı bıraktığını açıkladı. Şimdi herkesin aklındaki soru doğal olarak şu: "Peki Türkiye'nin başına kim geçecek?" İşte bu sorunun cevabı, haberimizde. Yine yeni yeniden, ülke gündemini belirleyecek bir transferi BombaTransfer farkıyla ilk biz veriyoruz.

Önceki akşam Hasan Doğan başkanlığında Türkiye Futbol Federasyonu'nun Beylerbeyi'ndeki binasında toplanan federasyon, Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın yeni teknik direktörünün kim olacağı konusunu masaya yatırdı. İlk oturumda adaylar belirlendi: Rasim Kara, Mustafa Denizli, Guus Hiddink ve Hami Mandıralı. İkinci oturumda adayların ayrıntılı olarak incelendiği toplantıda, Hami Mandıralı ismi başarıya açlığı gözönünde bulundurularak hemen ön plana çıktı. Daha sonra yapılan oylamada da Mandıralı, Guus Hiddink'in önünde açık ara birinci geldi.

Birinci adayın netleşmesi üzerine, sıra hükûmetin onayını almaya geldi. Bilindiği gibi AKP hükûmetinin futbolu ele geçirme çabaları, kulüp başkanlıklarıyla başlayıp uzun süre çalışmalar sonucu federasyon başkanlığına Hasan Doğan'ın seçilmesiyle meyvelerini vermişti. İşte o Hasan Doğan, devletin ileri gelen isimlerinden onay almadan hiçbir adım atmayacağını daha önce bizzat devlet büyüklerine bildirmiş ve büyük takdir toplamıştı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da çok eski arkadaşı olan Doğan, meclisteki gizli oturumdan onay çıkmasının ardından, Trabzonspor'a yakınlığıyla bilinen Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Özak'la görüşerek, Hami Mandıralı'yı ikna etmesini istedi. Özak'ın "Bu işi oldu bil Hasancığım." sözleri üzerine rahatlayan Doğan, ısrarlı telefonlarım üzerine dayanamayarak Hami'yle büyük ölçüde anlaştıkları bilgisini BombaTransfer okuyucularıyla paylaştı.

Yaklaşık üç buçuk saattir ulaşmaya çalıştığım Hami Mandıralı'yla ise, az önce irtibat kurabildim. Telefonlarının susmadığını, herkesin "hayırlı olsun" demek için kendisini aradığını belirten çiçeği burnunda teknik adamla hemen bir tele-röportaj yaptım. Yakında bu sütunlarda...

***

Minik bir açıklama: Geçtiğimiz hafta yaşananlardan sonra, takdir edersiniz ki biraz kafamı toplamaya ihtiyacım vardı. Güçlü yapım ve dostlarımın desteklerini esirgememeleri sayesinde bu şoku çabuk atlattığıma inanıyorum. Yaşadıklarım az buz şeyler değildi, beni ve ailemi çok etkiledi ancak bu haberde de gördüğünüz gibi ikiyüzlülüklerle savaşmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Spor basınının bağımsız ve dürüst sesi BombaTransfer'de daha uzun yıllar birlikte olacağız, hiçbir zorluk bizi yıldıramaz. Doğru haberde kalın.
Devamı...

Rize'den misilleme


Ezeli rakibi Trabzonspor'un transfer atağı, Rize'yi karıştırmış ve 2. lige düştüklerini öğrenen Rize taraftarı adeta çıldırmıştı. Özellikle Rize'nin ısrarla istediği Yattara'nın Trabzon'da kalması, bir taraftar grubunun başkan Abdülkadir Çakır'ı istifaya davet etmesi ile sonuçlanmıştı. Kurmaylarına bir yıldız transferini emreden Çakır, sonunda aradığı yıldızı buldu.


Avrupa Kupası'nda yıldızı parlayan ve Avrupa'dan birçok kulübü peşinden koşturan Gökdeniz, sonunda Rize'nin teklifine olumlu cevabı verdi. Şükrü Cevahir'i maçları izlemeye yollayan Çakır, gelen telefon ile gün saymaya başladı. Turnuva boyunca kulübeye mahkum olan Gökdeniz, Şükrü Cevahir'i mest etmişti. Taraflar Hırvatistan maçı sonrasında bir araya geldi ve anlaşmaya varıldı.

Gökdeniz'in, "Bu transferi bir de Rusya'ya danışmalıyım." sözünü telefonda duyan Başkan Çakır, gerekenin yapılmasını Cevahir'e emretti ve telefonu kapattı. Hemen Rusya'ya uçan Cevahir kulüple de anlaşmaya vardı ve Rize'ye müjdeli haberi yolladı. Başkan'ın açıklamayı Euro2008'den sonra yaparak, Almanya maçında forma giymesi beklenen Gökdeniz'in taliplerini bozguna uğratmayı düşündüğü konuşuluyor.

Trabzon'da bu haber ile taraftarlar ayaklanmış gözüküyor. İnternette Trabzon taraftarlarının yoğun olarak kullandıkları bir sitede "Başkan bırak Song'u, evladını Rize kaptı." "Gökdeniz bir daha Trabzon'a gelemez." "Şikeci Gökdeniz'i biz de istemiyoruz." şeklinde yorumlar görüldü.
Devamı...

Kararlıyız!

Sadece sizler için çalışan ve tek politikası yalandan, dolandan uzak durmak olan bombatransfer ekibi, ne yazık ki zor bir dönemden geçiyor. Son haberimizi hatırlayan okurlarımız olacaktır. Hakan Şükür'ün transfer haberinden sonra da başka bir haber giremedik. Ne yazık ki bu haber, size ulaştırdığımız son haber olabilir.

Gülen: Henüz Değil


Aldığım duyumları büyük bir heyecanla yayına hazırlarken, hiç beklemediğim bir anda telefonum çaldı. Arayan, Fettullah Gülen'in kendisiydi. Şimdi anlıyorum ki, ekibimizde Fettullah Gülen cemaatinden insanlar bulunuyormuş ve yapacağımız haberi kendisine hemen ulaştırmış. (Yıllardır tanıdığım ve sitenin imtiyaz sahibi olan Cem Işıkoğlu, ertesi gün blogdan desteğini çekmiş ve kayıplara karışmıştır.) Telefonda keyifli bir sohbete başlayacağımızı ve Hakan Şükür haberini ilk ağızdan doğrulatacağımı düşünen ben, hemen çağrıyı cevapladım ve halini sordum. Kendisi bana sinirliydi ve haberi kesinlikle yayına koymamamızı, Yargıtay'dan çıkacak kararı beklediğini ve kararın hiçbir şekilde etkilenmemesi gerektiğini söyledi. (Bugün alınan karar ile Fettullah Gülen'in yurda dönüş yolu açıldı, fakat biz bu haberi uzun bir süre önce vermiştik.) Ben bunu prensiplerimiz gereği yapamayacağımızı söyleyince, uzun süre tartıştık ve sonunda hiç beklemediğim tehditler ile karşılaştım.

Cemaat Yanımızda


Ertesi gün bloga erişimimiz koparıldı ve merkezimiz polisler tarafından arandı. Kanıt bulamayan polisler, vergi borcu nedeniyle ofisimizi kapattı. Başımıza gelen aksilikler (!) bunlarla da bitmedi. Ofise gelmek üzere yola çıkan Ata(scapula) isimli arkadaşımızdan henüz haber alabilmiş değildik. Çarşamba gecesi girilen haberden sonra Perşembe günü başımıza gelenler, bir tesadüf olamazdı. Biz bunları düşünürken, gelen bir telefon arkadaşımızın kaçırıldığını haber veriyordu ve 24 Haziran Salı gününe kadar kimseye bu olaylardan bahsetmememiz adeta emrediliyordu!

Savaşa Devam!


Son kalan paramızla Marmolista'yı Güney Amerika'ya yolladıktan sonra Genç ile göz göze geldim ve şimdilik beklemenin doğru olduğuna karar verdik. Heyecanla Salı günü ne olacağını bekliyorduk, belki de Ata arkadaşımız öldürülecekti, belki de sadece bizi oyalıyorlardı. Fakat bugün serbest bırakılan ve 5 günlük Zaman Gazetesi ile yanımıza gelen Ata, bırakıldıktan sonra sürekli takip edildiğini ve kuşkulanmamaları için bedava dağıtılan gazeteyi yanında taşıdığını anlattı. Hemen üç yoldaş bir toplantı yaptık ve oy birliği ile devam etmeye karar verdik.

Bundan sonra belki bazı arkadaşlarımız hapse gidecek, bazılarının başına hiç istemediğimiz kazalar gelecek. Fakat biz biliyoruz ki, sizin için çalışmak, sizi doğru haberlere ulaştırmak bizim asıl amacımız ve şimdilik kullandığımız internet kafeden, sizlere ulaşmaya devam edeceğiz. Tüm okurlarımız bizi takip etmeye devam etsin.

Bombatransfer ekibi adına
Arda
Devamı...

Şükür Kavuşturana


Hakan Şükür'ün ayrılma haberini, bizi sıkça takip eden okurlarımız hatırlayacaktır. Gündeme bomba gibi düşen haberden sonra Galatasaray cephesi karışmış ve taraftar ile karşı karşıya gelmek istemeyen Adnan Polat, Hakan Şükür'ün heykelinin dikilmesine varan tekliflerle kaptanın gönlünü almak istemişti. Fakat ayrılığı kafasına koyan ve bunu yakın dostları ile paylaşan Hakan, Amerika'ya gitmekten vazgeçti! Bu kararın arkasında ise, çok konuşulacak bir isim yatıyor.

Fettullah Gülen iddiası!


Amerika'dan önce eski takım arkadaşı Abel Xavier'i arayan ve aradığı ortamı bulduğuna inanan Hakan, gelen şok bir telefon ile kararını değiştirdi. Kral'ın akıl hocası Fettullah Gülen, Hakan Şükür'ü arayarak transferden vazgeçirdi! Her transferini danıştığı Gülen'in negatif tavrı, Hakan'ın bu kararında etkili oldu. İşte o görüşmenin özeti:
Önce günlük konuşmalarını yapan Kral ve Gülen, daha sonra transfer dedikodularını değerlendirir. Kral, Gülen'in yanına geleceği ve çok sevdiği futboldan kopmayacağı için mutlu olduğunu söyler. Fakat hiç beklemediği bir cevap karşısında adeta yıkılır. Gülen, çok yakında Türkiye'ye geleceğini ve Amerika'da aradığını bulamadığını Hakan'a anlatır. Ayrıca Türkiye'de ona ihtiyacı olacağını yineler. Akıl hocasının bu ısrarı üzerine Türkiye'den gelen tekliflere sıcak bakacağını dostlarına söyleyen Hakan, bu sefer başka bir dostu tarafından aranır.

Özbuğday: Seneye Bizimlesin


Telefonu kapatarak düşüncelere dalan Hakan Şükür, bu sefer de başka bir dostunun aramasıyla şoke olur. Telefonun diğer ucunda bu sefer Konya Müftüsü Şükrü Özbuğday vardır. Kısa bir konuşmanın ardından Özbuğday ağzından baklayı çıkartır ve Konyaspor adına Hakan'a transfer teklifini yapar. Kesin bir cevap veremeyeceğini belirtmesine rağmen Özbuğday garantiyi alana kadar telefonu kapatmaz ve Hakan'ın onayını aldıktan sonra "Seneye bizimlesin" diyerek telefonu kapatır. Hakan için artık yeni bir dönem başlamıştır.

İşte basında çıkan Konyaspor-Hakan flörtünün perde arkasında gerçekleşen konuşmalar bunlardır. Hakan-Gülen-Konyaspor cephelerinden son gelişmeler için bizi takip etmeye devam edin.
Devamı...

PuYOL'a Geldi

İspanya'dan bomba transfer haberleriyle döneceğimi bildirmiştim. Necati Ateş bombasını patlatan Los Galacticos lakaplı Real Madrid, şimdi de Barcelona'nın efsane ismini renklerine katıyor. Barcelona'da efsaneleşmiş kaptan Puyol, Real Madrid'in ısrarlarına dayanamadı ve kendini 3 yıllığına mavi beyazlı yapacak olan sözleşmeye imza attı. Transferin perde arkasında ise tanıdık iki isim var! Rüştü ve Necati! İşte tüm ayrıntılar...


Kuşbaşı yapsalar gitmem

Ezeli rakibi Barcelona'ya unutamayacak bir darbe vurmaya hazırlanan Madrid ekibi, gözünü hemen kaptana dikti. Carles Puyol'un Marca gazetesine 15.04.2003 tarihinde verdiği röportajda "Krematoryumda canlı canlı yaksınlar, isterlerse kuşbaşı yapsınlar Real Madrid'e gitmem. Sırf Real Madrid yüzünden o şehiri de sevmiyorum. Vize işlerimi bile başkalarına vekaletle yaptırıyorum. Sadece deplasmana mecburen gidiyorum." diye sert bir dille Real Madrid transferini yalanlasa da bundan 5 sene sonra bu transfer gerçekleşti.



Necati'den tüyo

Transferi gerçekleştirebilmek için çareler arayan Madrid yetkililerine Puyol cevap vermedi. Kara kara düşünen yöneticilere Necati sürpriz bir teklif sundu. 15 maç ilk 11 oynama garantisi şartıyla Puyol'u ikna edebileceğini belirtti. Necati'yi her maç ilk 11 düşünen yöneticiler bu teklifin amacını anlamasa da işlerine geldikleri için seve seve kabul ettiler. Bu işi nasıl halledeceği ile ilgili gelen soruya "Rüştü abi var bizim kaleci, onlar eski takım arkadaşları. Zamanında Puyol'a çok emeği geçti Rüştü'nün, az kurtarmadı onu beladan, ona söyleyelim ikna eder kırmaz abisini" şeklinde cevap verince yöneticiler hemen bu işi bitirmesi için Necati'ye tam yetki verdi.


Rüştü-Puyol Görüşmesi

Rüştü eski takım arkadaşını birkaç sözle ikna etti. Bu görüşmenin ayrıntılarını bilemediğimiz için fazla bilgi veremiyoruz. Ancak TURKCELL hat ile yapılan görüşme, bağlantılarımız vasıtasıyla öğrendiğinmiz kadarıyla sadece 2 dakika 32 saniye sürdü. Böylece Puyol Real Madrid yetkililerini arayarak imza için hazır olduğunu bildirdi.


Tepkiler

Bu transferi bizim aracılığımızla öğrenen Barcelona taraftarları çılgına döndü. Domino etkisiyle bir anda bütün dünya ajanslarına flaş haber olarak giren haberimizi Puyol doğruladı. Barcelona taraftarları üstünde Puyol resmi olan 1 dolarlık banknotlar hazırladı ve Camp Nou'daki derbiyi beklemeye başladı.
Devamı...

Ertan da Galatasaray'da

Galatasaray'da transfer bombardımanı devam ediyor. Sarı kırmızılıların patlattığı bombalar bitmek bilmiyor. Son bomba Sarıyer'in genç golcüsü Ertan. Dün akşam Adnan Polat başkanlığında toplanan Futbol Şubesi, daha önce eski teknik direktör Karl Heinz Feldkamp'ın Çayırbaşı Stadı'na gidip Bursaspor karşısında bizzat izlediği ve iki gol attığı maçta çok beğendiği 1987 doğumlu Ertan Koç'un transferini masaya yatırdı. Geleceğin takımını oluşturmak ve şampiyon olmaktan ziyade yeniden şampiyonluklara ambargo koymak hedefiyle yola çıkan yönetim, bilindiği gibi genç ve gelecek vaadeden oyuncularla ilgili hummalı çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda, uzun bir takip döneminden sonra geleceğin Galatasaray'ı planları içerisinde düşünülen genç yıldızın transferini bitirmek için yönetim dünkü toplantısının ardından harekete geçti. İlk olarak Ertan için 3 milyon euro talep eden Sarıyer Başkanı Mehmet Tahir Sarıoğlu, uzaktan akrabası olan Sabri'nin de araya girip kendisini İsviçre'den telefonla arayarak ricada bulunmasıyla yumuşadı ve Ertan'ı 250 bin Türk Lirası + isimleri daha sonra belirlenecek 2 genç futbolcu (kiralık) karşılığında Galatasaray'a vermeye razı oldu.

Ertan ise yaptığı açıklamada "Nereye geldiğimin ve işimin ne derece zor olduğunun farkındayım, ancak ben tüm zorlukları çalışarak aşacağıma inanıyorum. Çok mutluyum, sonuçta İstanbul takımlarında oynamak her oyuncunun hayalidir. Keşke bir de idolüm olan Hakan Abi'yle birlikte oynayabilme şansım olsaydı, o zaman daha da mutlu olurdum, onunla aynı formayı terletmek hayalimdi. Altyapıdaki Efecan Karaca'yla eski arkadaşız, Sarıyer sokaklarında birlikte az maç yapmadık, Galatasaray'da da büyük işlere imza atacağız. Cimbom'la bu sezon Avrupa'yı sallarız. Hedefim Allah'ın izniyle önce A milli forma, ardından Avrupa. Karakterim ve yaradılışım bu hedeflere ulaşmamda bana yardımcı olacak." şeklinde konuştu ve son olarak kendisinin bugünlere gelmesinde yardımcı olan eski teknik direktörü Orhan Yüce'ye şükran duyduğunu ekledi...

Bu sezon 33 maçta forma giyen Ertan'ın, 3'ü Fortis Türkiye Kupası'nda Bursaspor ve Denizlispor'a olmak üzere 15 golü var. Agresif yapısıyla tanınan 21 yaşındaki oyuncu, bu maçlarda 8 de sarı kart gördü. Sarıyer altyapısının ürünü olan Ertan, A Takım'da forma giymeye başladığından itibaren geçen kısa sürede taraftarların sevgilisi konumuna gelmişti. Galatasaray'a transferi Sarıyer camiasında büyük infial yaratan Ertan konusunda, lacivert - beyazlı taraftarlar da ikiye bölündü. Bir kısım taraftar "Ertan bizim geleceğimizdi. Başkan geleceğimizi sattı, artık Süper Lig'e çıkamayız." derken, bazı taraftarlar da Ertan'ın Galatasaray'a transferinin Sarıyer Spor Kulübü için bir gurur kaynağı olması gerektiğini söyledi. Transfere karşı çıkanlardan bir grup da kulüp binasına yürüyerek siyah çelenk bıraktı. Bir süre tezahürat yapan ve kulüp bahçesinde oturma eylemi düzenleyen grup, daha sonra yine tezahüratlarla dağıldı.
Devamı...

Barusso'yla Dobra Dobra

Cim Bom'un sezon arasındaki flaş transferlerinden olan ancak bir iki maç kadroya girdikten sonra ortadan kaybolan(!) Ahmed Apimah Barusso, yarım sezon boyunca yaşadıklarını ve gelecek yılla ilgili planlarını anlattı. Ülkesi Gana'da yaptığı antrenmanlarla yeni sezona hazırlanırken buluştuğumuz Barusso, Kalli'yle bir problemi olmamasına rağmen kadroya alınmama sebebini bilmediğini söyledi ve yeni teknik direktör Michael Skibbe'yle konuştuktan sonra Türkiye'de kalabileceğini açıkladı. Ganalı yıldız, “Bilindiği gibi bonservisim Roma'da ancak onlar beni düşünmüyor. Kariyerime Galatasaray'da devam edebilirim.” dedi.

Yarım devre boyunca sadece 120 dakika oynayabildin. Bunun nedeni neydi?

Bunu Kalli'ye sorun! Niye oynamadığımı ben de bilmiyorum. Kimse bana bir şey söylemedi. Kalli benimle konuşmadı. Yöneticilerden de kimse bir şey söylemedi. Ben her gün antremana çıktım. Kalli bana, “Şu yönlerin eksik” deseydi ben o yönümü geliştirip takıma girmeye çalışırdım. Ama kimse bir şey söylemedi. Galatasaray'da oynayamayınca milli takım hocası da beni oynatmadı.

Kalli ile aranda bir sorun mu vardı?

Bir sorun yoktu. Kalli benimle konuşmadı. Ben de gazetelerden, “Barusso niye oynamıyor” diye okudum. Ama niye oynamadım, gerçekten bilmiyorum ve anlamadım. Kalli'nin ardından takımın kontrolünü eline alan Cevat Hoca da haklı olarak son 6 haftada kurulu düzeni bozup riske girmek istemedi.

Sana göre Kalli başarılı mıydı?

Türkiye'de çalışmak hoca için çok zor. Ligde belli bir yere kadar bizi önde taşıdı, kupada da yarı finale çıkardı ama UEFA Kupası'nda başarı sağlayamadı. Bu soruya cevap vermem yanlış olur. Ama tekrarlıyorum burada hoca olarak çalışmak çok zor.

Geldiğin zaman sakatlık sorunun ve buna bağlı olarak maç eksiğin vardı, oynamama nedenin bu olabilir mi?

Çok kısa sürede gerekli forma ulaştım. Kondisyonum da iyileşti. Zaten ben gelmeden hemen önce de Roma'yla Şampiyonlar Ligi'nde Manchester United karşısına çıkmıştım. Oynamamam için bir sebep yoktu.

Kadroya alınmayınca moralin bozuluyor muydu?

Tabii bozuluyordu. Bütün hafta antreman yapıyoruz. Maçtan önce, mesala cumartesi günü, kadroda ismimi görmeyince moralimin bozulması normal. Her futbolcu oynamak ister. Ben Galatasaray'a oynamak için gelmiştim. Kalli beni görsün, seyirci beni sahada görsün istedim. Taraftarları da çok sevdim. Takıma alınmayınca üzülüyordum. Kazanınca seviniyordum, ama kaybedince gerçekten üzülüyordum. Maçı dışarıdan seyretmek daha zor.

Oynasaydın Galatasaray'ın şampiyonluk şansı artar mıydı?

Şimdi buradan konuşmak kolay. Bilemiyorum. Ama ben top oynamaya gelmiştim. Başka bir şey istemiyordum. Yine de ben pek katkı sağlayamasam da takım şampiyon oldu, önemli olan bu. Şampiyonluk yaşamak çok güzeldi.

Galatasaray'ın şampiyonluğunun sırrı sence neydi?

İşte az önce söylediğim. Ben yabancı bir futbolcuyum; İtalya'dan, Roma gibi bir kulüpten geliyorum. Elbette ki kendi kariyerimi düşünerek geliyorum ilk etapta, oynayıp kendimi kanıtlayarak Roma'ya dönmek istiyorum belki. Ancak burada öyle bir ortam, öyle bir arkadaşlık var ki ben hiç oynayamasam da şampiyonluğa en çok oynayan arkadaşım gibi seviniyorum. Kutlamalarda gördünüz; Carrusca, Bouzid, hepimiz coşku içindeydik. Bak şurada seninle röportaj yapıyoruz, üzerimde sarı kırmızı var. Bunlar önemli şeyler.

Takım içerisinde herhangi bir sorun yaşadın mı?

Biraz önce de söyledim. Galatasaray iyi bir takım. Takım içerisinde kimse ile hiçbir sorun yaşamadım. Herkes iyiydi. Burada sıcak bir ortam ve arkadaşlık buldum. Rahat anlaşabildiğim isimler; Song, Aykut, Nonda, Volkan, Lincoln, Arda... Aslında tek tek söylemeye gerek yok. Hiçbir takım arkadaşım ile bir sorun yaşamadım.

Maç başına para aldığın için oynatılmadığın, ya da Kalli'nin haberi olmadan yönetim seni transfer ettiği için takıma giremediğin yazıldı?

Bu doğru değil. Kesinlikle oynamamamın sebebinin bunlar olduğuna inanmıyorum.

Seyircinin ilgisi, desteği nasıldı?

İlk geldiğim günden itibaren bana hep destek oldular. Ben seyirciye gerçek Barusso'yu gösteremediğim için üzüldüm. Oynayıp kendimi göstermeyi, bana gösterilen sevgiye layık olmayı çok isterdim.

Galatasaray'da kalmak ister misin?

Evet. Ama buna ben karar veremem. Sözleşmem opsiyonlu. Yeni hoca Michael Skibbe beni isterse, Galatasaray'da oynamak isterim. Ben hoca ile konuşacağım. Skibbe, “Seni istiyorum, sen benim takımımda oynarsın” derse, ben de kalmak isterim.

İtalya'da bir takımla görüştüğün yazıldı?

Ben de kendimi düşünmek zorundayım. Bonservisim Roma'da. Ama sanırım İtalyanlar beni düşünmüyor. Menajerim de bana takım arıyor bu normal, bana talip olan takımlar da var. Ama yine söylüyorum, ben Galatasaray'a oynamak için gelmiştim ve kalmak isterim. Bir senedir oynamıyorum ve oynamamak zor.

Bu sezon Galatasaray'da ilk hafta hariç hiç frikik golü olmadı. Sen oynasaydın farklı olur muydu?

Bu soruya cevap vermek çok zor. Bilmiyorum. Şimdi buradan konuşmak kolay.

Türkiye'den başka takımdan teklif gelse düşünür müsün?

Ben Galatasaray'da mutluydum. Skibbe beni isterse Galatasaray'da kalırım. Başka bir takım yok.

İstanbul'da bir ev tutmak yerine otelde kaldın. Kafanda buraya yerleşmek yok muydu?

Sözleşmem dört aylık ve artı Galatasaray isterse bir yıl opsiyonluydu. Otelde kalmayı ben istedim. İstanbul'a alışınca tutarım diye düşündüm. Ama sözleşmem uzatılırsa bir ev tutmayı düşünürüm.

Türkiye'ye geldiğinden beri hiç konuşmadın neden?

Ben buraya top oynamaya geldim, konuşmaya değil. Zaten Türkçem yok ve bir şeyler söylerken tercüman kullanmak zorunda olmaktan hoşlanmıyorum, çünkü taraftarlarla samimi bir ilişki kurmak istiyorum. Bu röportajı da İngilizce yapıyoruz ama sana güveniyorum, ayrıca beni tanıdığın için söylemek istediklerimi doğru aktaracağına inanıyorum. Normalde dil öğrenimine karşı ilgim ve yeteneğim var, imkanım olan her dili öğrenmeye çalışıyorum ancak Gana'da büyüdüğüm yerde hiç Türk yoktu, buraya gelmeden önce hayatımda hiç Türk görmedim. Dolayısıyla Türkçe öğrenme imkanım hiç olmadı. Ama dört ayda bayağı ilerlettiğimi söyleyebilirim.

Son olarak söylemek istediğin birşey var mı?

Kendimi gösteremediğim için çok üzüldüm. Sadece üç maç ve çok kısa süre oynadım. Zaten üçünde de yenildik. Bu nedenle milli takımda da oynayamıyorum.

Son soru... Galatasaray'a geldiğin için pişman mısın?

Hayır hiç pişman değilim. Aksine, şampiyonluk yaşamak hayatımın en unutulmaz anlarından biriydi ve taraftarlarımızla kurduğumuz sıcak ilişkiyi sürdürmek, uzun yıllar bu formayı giymek istiyorum.
Devamı...

Adu'ya Başkan Vetosu

Transferleri resmiyete dökmeden önce internette oyuncular hakkında son bir araştırma yapmayı alışkanlık edinen Beşiktaş yöneticileri, ilk olarak geçtiğimiz sezonun devre arasında Youtube görüntülerinden şortunu indirdiğini fark ettikleri Drpic'in transferine karşı çıkmış, oyuncunun bu hareketinin kulüp geleneklerine uymadığı gerekçesiyle bu transferden vazgeçmişti.

Şimdi de Beşiktaş'ta Adu şoku yaşanıyor. Yöneticilerin çok gizli planına göre Freddy Adu'nun yarın saat 12:15'de İstanbul'a gelip, 15:30'da düzenlenecek törenle kendisini 4 yıllığına siyah-beyazlı renklere bağlayan sözleşmeye imza atması bekleniyordu. Ancak Başkan Yıldırım Demirören'e gelen bir e-mail'de, 19 yaşındaki oyuncu Galatasaray'ın 1997-98 sezonunda giydiği gri ağırlıklı formayla görülüyordu. Daha önce Galatasaray ve Fenerbahçe forması giymiş oyunculara kapısını her zaman açan Demirören, eleştirilerin ve bu transferlerden yeterli verim alamamasının ardından "Bundan sonra bu kulübün kapısından Galatasaraylı ve Fenerbahçeli sinek bile giremez." demişti. Başkan, fotoğrafı görmesinin ardından önce uzmanlara inceletti ve resmin fotoshop olmadığı anlaşılınca da Adu'yu arayarak bavullarını geri yerleştirmesini söyledi. Adu'nun "Ben Türk dostuyum, Galatasaray'ın Avrupa başarılarının ardından onlara sempati beslemeye başlamıştım ancak gönlümde Beşiktaş'ın yeri hep ayrı olmuştur." sözleriyse kâr etmedi.

Şimdi Beşiktaş'ın gündeminde Fenerbahçe'den bonservisini alan Önder Turacı var...
Devamı...

Biz Demiştik!

BombaTransferciler, Önceden Bilirler

BombaTransfer okuyucuları, Galatasaray'ın yeni teknik direktörünün adını tüm Türkiye'den önce BombaTransfer'den öğrendiler. Hafta başındaki haberimizde geçen Skibbe'nin Leverkusen'den oyuncu istediği gerçeği ise diğer gazetelerde yeni yeni yer bulmaya başladı. Henüz ilk transfer sezonumuzda büyük bir yükseliş örneği gösterdik ve en yeni en doğru transfer haberinin adresi olduk. Bizi izlemeye devam edin...

Sözkonusu haberimiz için tıklayın.
Devamı...

Lucescu söz verdi!


Galatasaray'ın yeni hocasını günler öncesinden Yiğit Şardan'la yaptığımız sohbet yazısında vermiştik. Fakat Yiğit Şardan'ın özellikle bir isim vermekten kaçınması, kafalarda bazı soru işaretleri yaratmıştı. Lucescu ismini araştıracağımı belirtmiştim ve Rumen hoca ile yaptığım görüşmeden sonra şok bir gerçek ile karşılaştım: Lucescu 1 ya da 2 yıl sonra kesin olarak Galatasaray'da!..

Yaptığım görüşmenin telefon kaydını yayınlamadan önce Skibbe'nin imzaladığı sözleşmeye bakmamız gerekiyor. Adeta yedek bekletilen, Galatasaray'ın son seçeneği Skibbe, Lucescu'dan gelen cevabın sonrasında imzayı attı. Fakat görev süresi 1+1 olarak belirlendi. Yani Aslantepe projesi ile beraber Galatasaray, Lucescu ile çalışmaya başlayacak. İşte olayın perde arkası:

BT: Merhaba Sayın Lucescu
ML: Merhaba Arda, nasılsın?
BT: Ben iyiyim siz nasılsınız acaba? Kulağımıza dönüş haberleriniz geliyor..
ML: (Gülüyor) Sizden de kaçmıyor bu haberler... Bir teklif geldiği doğru, fakat Başkan ile bu konuyu konuştum ve bir senelik sözleşmem olduğunu söyledim.
BT: Yani bir sene sonra Galatasaray'ın başında göreceğiz sizi?
ML: Skibbe bence doğru bir seçim, fakat iki taraf da anlaşamaz ve bana görev verilirse elbette ki İstanbul'a dönmek isterim.
BT: Sene başında Fenerbahçe, Beşiktaş, Bursaspor ve Ankaragücü'nden teklif aldınız fakat Türkiye'ye dönmeyeceğinizi belirttiniz. Bu sefer kesin konuşmuyorsunuz?
ML: Türkiye'de güzel şeyler yaşadım. Florya'daki ortamı ise kesinlikle unutamam. Sizin transfer portalınız vasıtasıyla tüm gelişmeleri takip ediyorum. Fakat dediğim gibi, ancak görev verilirse gelebilirim.
BT: Teşekkürler Sayın Lucescu, Galatasaraylılara bir mesajınız var mı?
ML: Ben ya da başkası, bu takım başarıya ulaşacaktır. Her zamanki gibi destek vermeye devam etsinler.
Devamı...

Adu Bile Yetti

Haberimizin ardından internetteki forumlara akın eden Beşiktaşlı taraftarlar, Adu'nun gelmesi halinde takımı uçuracağını belirtti. İlk başta habere inanmakta güçlük çekseler de, kaynağın BombaTransfer olması bu transferdeki şüpheleri azalttı.

İşte Beşiktaşlıların forumlardaki değerlendirmeleri ve ezeli rakiplerine yaptıkları göndermeler:

  • Adu gelirse bizi kimse tutamaz. Yıllardır MLS ve Portekiz Ligi'ni izlerim. Böyle bir futbolcu değil Türkiye'de, dünyada yok. Rakiplerimiz ligde artık nal toplar.
  • Adu'yu sürekli takip ederim, hep Beşiktaş'ta oynadığını hayal etmiştim. Hayallerim gerçek oluyor.
  • Gol rekorlarına hazır olun renktaşlar.
  • Millet Yaserler, Ferdiler, Emrelerle uğraşsın, biz dünyada yılın transferini yaptık. Helal sana Yıldırım Başkan. Ama lütfen istifa!
  • Cincon'la F5'e ADUket!
  • Adu Amerika futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en büyük yetenek. Gençlere şans veren Ertuğrul Hocamız'ın elinde bir yıldız gibi parlayacaktır. Savulun ezikler, Beşiktaş geliyor.
  • Bu yıl en aşağı 40 gol atar.
  • Arkadaşlar, kulüp içinden aldığım bilgiye göre bu transfer bitmiş. Teminat mektubu yatmış, sözleşmeler imzalanmış, her şey hazır. Türk olacağı da doğru, sanırım Ferdi Adu adını alacakmış.
  • Renktaşlar kesin olarak söylüyorum haber doğru, kaynak sağlam.

Gelişmelerle yeniden birlikte olacağız.
Devamı...

Son Dakika: Freddy Adu Beşiktaş Yolunda

Beşiktaş'ta flaş gelişme... Türkiye pazarına giriş yapmaya hazırlanan Campbells hazır çorbaları, dünyaca ünlü genç yıldız Freddy Adu'yu Beşiktaş'a getiriyor. Üstelik oyuncunun Türk vatandaşlığına başvurduğu da söylenenler arasında. Ayrıntılar birazdan.


Freddy Adu kimdir?

2 Haziran 1989 doğumlu Gana asıllı Amerikalı futbolcu. 13 yaşından beri tüm dünya futbol piyasasının gözü üzerinde. Henüz 14 yaşındayken Brezilyalı dünya efsanesi Pele'nin izledikten sonra "Gençliğimi gördüm. Mozart gibi." dediği büyük bir yetenek. 2004-2006 yılları arasında giydiği DC United formasıyla 87 maçta 11 gol kaydetti. Ardından transfer olduğu Real Salt Lake'de henüz 11 maç oynayıp 2 gol atmışken Benfica tarafından transfer edildi. Burada ise 11 maçta 3 kez rakip fileleri havalandırmayı başardı. Manchester United gibi büyük kulüplerle antrenmanlara da çıkan genç yetenek, ABD 20 yaş altı takımına ilk kez seçildiğinde 12 yaşındaydı. Bu formayla da 33 maçta 16 golü var. 2008 yılında Beijing'deki Olimpiyatlar'da oynadığı 23 yaş altı milli takımında ise 3 maçta 4 gol atmayı başardı ve turnuvanın altın 11'ine seçildi. 7 kez ABD A Milli Futbol Takımı formasını giymişse de, bunların tamamı özel maç olduğundan hâlâ Türkiye adına oynama şansına sahip.
Devamı...

Madrid'in "Ateş"i



BombaTransfer ekibinden ben Genç, uzun süreli suskunluğumu şok bir transferle bozuyorum. Uzun süredir haber giremememin sebebi transfer borsasındaki son gelişmeleri takip edebilmek adına İspanya'da bulunmamdı, artık döndüm ve sıra sıra bomba transferleri patlatacağım. İlk önce daha önce de Real Madrid'in transfer listesinde bulunan ancak şartlar gereği Ankaraspor'da oynamak durumunda kalan Necati Ateş, artık bir dünya devi Real Madrid için ter dökecek.


Ramon Calderon'un kancayı taktığı Ateş için adeta bir serveti gözden çıkardı. Golcü futbolcuya senede 4 milyon avroluk ücret teklif edildi. Bu para karşısında şaşkına dönen Necati, "hayallerim gerçek oluyor, gerçi ben zamanında dediydim, bedavaya da oynardım ama madem veriyorlar yapacak bir şey yok" diye açıklama yaptı. Bu talihsiz açıklamayı İspanyolca'ya çeviremeyen beceriksiz tercüman sayesinde Calderon çek defterini çıkardı ve çek defterinden kopan yaprağın arkasında "3 yıllık sözleşme" başlığı altında, "işbu futbolcu senede 4 milyon avro karşılığında Real Madrid'in malıdır." metniyle sözleşme imzalandı. Bonservis konusunda Galatasaray ile sorun yaşamayacağını düşünen Ramon Calderon yanılmadı ve sıkı dostu olan Adnan Polat'la Madrid'de -orayı bilenler için söylüyorum- "El Pes de Fuego" adlı ünlü balık restorantında yemek yedi ve hesabı ödeyerek bu problemi de çözdü.


Öte yandan Real Madrid'de yaşanacak olası 10 numara sıkıntısı dolayısıyla şimdiden Robinho satılıklar listesinde kendini buldu. Eğer Robinho satılamazsa mecburen 10 numara dışında bir forma numarası giyecek. 10 numaralı Necati Ateş formaları ise birkaç gün içinde tüm Real Madrid Store'larda yerini alacak.


Şu an milli takım kampında bulunan Van Nistelrooy ise bu transfer hakkında şöyle konuştu: "Tatlı bir forma rekabeti olacak. Sonuçta bu rekabetten Real Madrid galip çıkacak. Hoşgeldin diyorum ben sizin aracılığınızla Necati'ye."
Devamı...

Fener'e Dev ENGEL!

Fenerbahçe, Twente ve Hollanda Milli Takımı'nın başarılı ön liberosu Orlando Engelaar'ın işini bittirdi. Fenerbahçe, bu transfer için 1.96 boyundaki dev oyuncunun kulübüne 18 milyon euro ödeyecek.

Önceki gece İtalya - Hollanda maçını televizyonda izleyen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 29 yaşındaki oyuncuyu çok beğendi ve hemen fiyat araştırmasına girdi. Çok geçmeden araştırma ekibinin yaptığı inceleme sonucu Alman Schalke 04 takımının Avrupa Şampiyonası öncesi Engelaar için 5 milyon euro önerdiğini ancak oyuncunun kulübü Twente'nin 9 milyon'da direttiğini öğrenen Yıldırım, bunun üzerine bizzat FC Twente Başkanı Joop Munstermann'ı arayarak, "Schalke'nin teklifini kabul etmemiş, 9 milyon euro'da ısrar etmişsiniz. Oyuncunun dün oynadığı müthiş futbolla fiyatını arttırdığı da bir gerçek, eminim Avrupa'nın önde gelen kulüpleri şimdi Engelaar için sıraya dizilecekler. Ancak ben bu işi hemen bitirmek istiyorum. Bu yüzden de şampiyona öncesi istediğinizin tam 2 katını, 18 milyon euro'yu gözden çıkarıyorum. Teklifim yalnızca şimdi geçerlidir. Veriyor musunuz?" dedi ve kulübün içinde bulunduğu ekonomik koşulları da hesaba katan Munstermann'ın olumlu cevabıyla birlikte vakit kaybetmeden Hollanda'ya bir ekip yolladı.

İşi her açıdan sıkı tutan ve oyuncuyla da yine kendisi irtibat kuran Aziz Yıldırım, aldığı ikinci olumlu cevabın ardından Engelaar'a faks yoluyla imza da attırdı. Şimdilik başkanın kasasında bulunan sözleşmeye göre Engelaar yıllık 4,5 milyon euro garanti paranın yanısıra şampiyonluk ve Avrupa'da tur primleri de alacak. Transferin açıklanması ve resmiyet kazanmasıyla birlikte ülkenin dört bir yanındaki Fenerbahçelilere sürpriz yapma hazırlığındaki Fenerium'un 150 bin adet Engelaar forması bastırdığı ve Fenerbahçe Tv'nin Engelaar için özel klip hazırladığı da kulislerde konuşulanlar arasında.

Engelaar 29 yaşında, 1.96 boyunda ve 2006 yılından bu yana 10 numaralı formasını giydiği FC Twente'nin kaptanlığını yapıyor. 4 kez de milli formayı giyme onuruna erişen tecrübeli oyuncunun, Euro 2008 finalleriyle birlikte adından çok söz ettireceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Devamı...